 |
Amerikalı efsanevi rock grubu The Doors, 1965 senesinde UCLA Sinema Okulu öğrencileri Jim Morrison ve Ray Manzarek tarafından kuruldu. Adını Aldous Huxley'in "The Doors Of Perception" (Algının Kapıları) kitabından alan The Doors, Psychedelic Rangers grubundan gitarist Robby Krieger ile davulcu John Densmore'un da katılımıyla orijinal kadrosunu oluşturdu. Zamanın diğer rock gruplarından farklı bir şekilde konserlerinde bas gitar kullanmadan sahne alan grup, bu ihtiyacını Ray Manzarek'in Fender Rhodes bas klavyesiyle kapatıyordu. 1966 senesinde 'Whisky A Go Go' adlı mekanda verdikleri performans sırasında Elektra Records'un sahibi Jac Holzman ve prodüktör Paul Rothchild'in dikkatini çeken dörtlü, Ağustos ayında Elektra Records ile anlaşarak prodüktörler Rothchild ve Bruce Botnick ile uzun seneler sürecek beraberliğe başladı.
1967 senesinde kendi adlarıyla aynı ilk albümünü yayınlayan The Doors, tüm müzik dünyasına eşi benzeri olmayan bir kayıt sundu. Kayıtları sadece birkaç gün süren ve canlı olarak performe edilen "The Doors" albümünde, "The End", "Break On Through (To The Other Side) " ve "Light My Fire" gibi parçalar yer alırken, albüm özellikle karanlık altyapısı ve Jim Morrison'ın karizmasıyla rock n' roll tarihinde çok önemli bir noktada bulunuyor. Albüm, grubu Amerika listelerinde 2 numara yaparken, Morrison ve Manzarek'in "Break On Through (To The Other Side) " parçasına çektikleri video klip, video klip kültüründe bir ilk olarak kabul ediliyor.
The Jefferson Airplane ve The Grateful Dead ile beraber zamanın en önemli rock grupları arasında kabul edilen The Doors, Jim Morrison'ın sahnedeki asi ve kendine güvenli tavrıyla da müzik severleri kendisine daha çok çekiyordu. Grup, 1967 senesinde Ed Sullivan'ın programında sahne alarak "Light My Fire"ın tartışmalı sözlerini uyarılara rağmen açık ve net bir şekilde dile getirirken, sansür organizasyonu grubu bir daha ekranlara çıkarmamaya karar verdi. Karizmasıyla seks sembolü haline gelen Jim Morrison, New Haven'daki bir konserde polis ile kavgaya girişip tutuklanırken, The Doors Amerika'da isyankar bir topluluğun simgesi haline geldi.
1967 Ekim ayında "Strange Days" adlı 2. albümünü piyasaya süren The Doors, bu albümle daha gizemli bir atmosferi dinleyicilerine sundu. Albüm içerisinde "People Are Strange", "Love Me Two Times", "Moonlight Drive" ve "When The Music's Over" gibi parçalar yer aldı ve grup bu albümle Amerika listelerinde 3 numara oldu. Medyadan özellikle Jim Morrison'ın sahnedeki tavrıyla tepki toplayan The Doors, birçok kişi tarafından 'yeraltı kahramanları' olarak nitelendirilirken, grubun 1968 yılında Chicago'da gerçekleştirdiği bir konserde seyircisiyle arasında polis bulunuyordu.
Jim Morrison'ın alkol tüketimi grup içerisinde gerilimi artırırken, The Doors 1968 Temmuz ayında Amerika listelerinde 1 numara olacak "Waiting For The Sun" adlı 3. albümünü yayınladı. Albüm, önceki iki albümden müzikal olarak daha yumuşak dursa da, içerisinde bulundurduğu şiirsel sözleriyle hayranlık uyandırdı. "Hello, I Love You" single'ı Amerika listelerinde 1 numaraya yerleşirken, grup "The Unknown Soldier" parçasına kendi istekleri çerçevesinde bir video klip çekti. "Waiting For The Sun" albümü sonrası İngiltere'ye geçen The Doors, burada gerçekleştirdikleri birkaç performans sonrası Amsterdam'da sahne aldı. Bu konserde Jim Morrison uyuşturucu problemleri yüzünden grupla birlikte sahneye çıkamazken, grup Amerika'ya geri dönerek burada da birkaç konser gerçekleştirdi. Jim Morrison, insanların kendisini 'The Doors' olarak görmesinden dolayı rahatsızlık çekmeye başladı, bunu uyuşturucu ve alkolle kapatmaya çalıştı. 'The Lizard King' olarak isimleştirilen Morrison, kilo almaya başladı ve kaba bir sakal bıraktı. Konserlerde dinleyicilerine hitap ederken özgürlüğün anlamını irdeleyen Morrison, artık kendi özgürlüğü için savaşıyordu.
1969 senesinde "The Soft Parade" adlı 4. albümünü yayınlayan The Doors, bu albümle daha çok blues'a yönelik parçalara imza attı. Diğer albümlerden farklı olarak gitarist Robbie Krieger'ın da söz yazdığı albüm, grubun birçok fanı tarafından klişe olarak kabul edildi. Amerika listelerinde 6 numara olan "The Soft Parade", grubun belki de en 'pop'a yönelik albümü olarak kabul ediliyor.
Şubat 1970'de "Morrison Hotel" adlı 5. albümünü çıkartan The Doors, bu albümle köklerine geri dönerek oldukça başarılı bir kaydı hayranlarına ulaştırdı. Yine blues melodilerini kullanan grup, bu albümle Amerika listelerinde 4 numara oldu. Albüm içerisinde "Roadhouse Blues" ve "Waiting For The Sun" gibi parçalar yer alırken, The Doors aynı sene The Who, Jimi Hendrix, Miles Davis ve Sly & The Family Stone gibi sanatçılarla Isle Of Wight Festivali'ne katıldı.
1970 Temmuz ayında "Absolutely Live" adlı ilk konser albümünü yayınlayan The Doors, aynı sene "13" adındaki ilk derleme albümünü çıkardı. The Doors, 1971 yılında "L. A. Woman" adlı 6. albümü piyasaya sürerken, albüm, grubun blues kökenlerini en çok hissettirdiği albüm olarak kabul ediliyor. Albüm içerisinde "L. A. Woman" ve "Riders On The Storm" gibi parçalar yer alıyordu ve aynı sene Jim Morrison kızarkadaşı Pamela Courson ile beraber Paris'e dinlemeye çekildi.
Paris'de yine alkol tüketimine geçen Jim Morrison, burada iki müzisyen ile birlikte stüdyoya girerek bazı kayıtlar gerçekleştirdi. Bu kayıtlar 1994 senesinde "The Lost Paris Tapes" adıyla yayınlanırken, Morrison 27 yaşındayken 3 Temmuz 1971'de otelindeki küvetinde ölü olarak bulundu. Morrison'ın ölümü günümüzde hala gizemini korurken, konu ile olan ortak düşünce, Morrison'ın yüksek dozda uyuşturucudan öldüğüydü.
Ray Manzarek ve Robby Krieger, Jim Morrison'ın vokalistliğini üstlenirlerken, The Doors 1971 senesinin sonuna doğru "Other Voices" adlı albümü yayınladı. Grup 1972 senesinde "Weird Scenes Inside The Gold Mine" adlı konser albümünü çıkarttı ve bu albümde hiçbir albümde yer almayan "Who Scared You" ve " (You Need Meat) Don't Go No Further" adlı iki parçaya yer verdi. Aynı sene Manzarek, Krieger ve Densmore "Full Circle" adlı bir başka albüme imza atarlarken, albümde bulunan "The Mosquito" büyük beğeni topladı.
"Other Voices" ve "Full Circle" albümlerinden sonra birbirlerinden kopan Manzarek, Krieger ve Densmore, 1978 senesinde bir araya gelerek "An American Prayer" adlı yeni bir albüm çıkarttı. Albümü Jim Morrison'ın 1970 yılında yazdığı şiirlerinin üzerine besteler yaparak yayınlayan üçlü, bu albümle Morrison'ın ruhunu yaşatmış oldu.
The Doors'un plak şirketi Elektra Records 1983 senesinde "Alive, She Cried" adlı konser albümünü yayınlarken, 1985 yılında "The Best Of the Doors" adlı derleme albüm yayınlandı. 1991'deki "In Concert" adlı konser albümüyle birlikte 1997 senesinde "Box Set" adlı derleme albüm piyasaya sürüldü. 2002'de "Bright Midnight: Live In America" ile "Live In Hollywood" konser albümlerinin ardından 2003'de "Legacy: the Absolute Best" ve "The Very Best Of The Doors" albümleri yine grubun şirketi tarafından grubun hayranlarına sunuldu.
|