 |
1965 senesinde ilk başta 'Sigma 6' ismi altında kurulan İngiliz saykodelik rock grubu Pink Floyd, yayınladığı albümlerle müzik tarihinin en önemli grupları arasında kabul edilmektedir. Sigma 6 gurubunun dağılmasıyla gruptan Rado 'Bob' Klose (gitar) , Roger Waters (gitar) , Nick Masson (davul) , Richard Wright (klavye) ve Chris Dennis (vokal) 'Tea Set' adlı grubu oluşturdu. Dennis'in gruptan ayrılmasıyla kadrosuna Syd Barrett (vokal, gitar) 'i ekleyen grup, Waters'ın da bas gitara geçmesiyle isim değişikliğine gitme kararı aldı. Grup ismi konusunda The Pink Floyd Sound'da karar kılan üyeler, bu ismi blues müzisyenleri Pink Anderson ve Floyd Council'den etkilenerek koydu. Gitarist Klose'nin gruptan ayrılmasıyla Pink Floyd ismini benimseyen topluluk, böylece orijinal kadrosunu da oluşturmuş oldu.
Syd Barrett'ın yazdığı farklı sözlerle birlikte ilk bestelerini hazırlamaya başlayan Pink Floyd, UFO, The Marquee ve The Roundhouse gibi kulüplerde gerçekleştirdiği konserlerle ismini ufak çaplı duyurmayı başardı. 1966 senesinin sonuna doğru Peter Whitehead'in "Tonite Let's All Make Love In London" adlı filmine "Interstellar Overdrive" ve "Nick's Boogie" adlı parçalarla katılan grup üyeleri, aynı sene menajerleri Peter Jenner ve Andrew King ile beraber Blackhill Enterprises adlı müzik şirketini hayata geçirdi. 1967 senesinde "Arnold Layne" ve "See Emily Play" adlı parçaları single olarak yayınlayan grup, "Arnold Layne" ile İngiltere listelerinde 20 numara olurken, "See Emily Play" ile listelerde 6 numaraya ulaştı. Gelen bu başarıyla BBC'nin Top Of The Pops programında sahne alan topluluk, senenin sonuna doğru ise ilk albümünü piyasaya sürdü.
"The Piper At The Gates Of Dawn" adlı albümle İngiliz psychedelic müzik akımının en önemli albümlerinden birine imza atan Pink Floyd, albümün prodüksiyonunda Norman Smith ile biraraya geldi. Barrett'ın şiirsel sözleriyle ve avant-garde müzik tarzıyla birçok müzik eleştirmeninden olumlu yorum toplayan grup, albüm içerisinde kullandığı efektlerle de birçok müzikseveri kendisine hayran bıraktı. Albümle İngiltere listelerinde 6 numara olan topluluk, albüm sonrasında Jimi Hendrix ile turneye çıkarak popüleritesini arttırdı.
Bu sırada Syd Barrett yoğun uyuşturucu yüzünden bazı konserlerde pasif rol oynamaya başlarken bazı konserlerde ise hiç yer alamadı ve bu durum Barrett'ın yavaş yavaş Pink Floyd ile bağlantısının kesilmesine neden oldu. David Gilmour (vokal, gitar) 'u Barrett'ın boşluğunu doldurmak amacıyla kadroya ekleyen diğer grup üyeleri, ilk başta Barrett'ın yazdığı parçaların üzerinde yoğunlaşmayı denedi. Ancak Barrett'ın ilerleyen uyuşturucu bağımlılığı yazdığı parçaların devamlı değişmesine neden olurken, 1968 senesinde Barrett gruptan ayrılma kararı aldı. Barrett ile beraber menajerler Peter Jenner ve Andrew King de grup ile olan bağlantısını keserlerken, grubun yeni menajeri Steve O'Rourke oldu.
Syd Barrett ile beraber en son 1968 senesinde "A Sauceful Of Secrets" adlı albüme imza atan Pink Floyd, albümün kayıtları sırasında David Gilmour ile de çalıştı. Albümün prodüksiyonunda yine Norman Smith ile biraraya gelen grup, albümle İngiltere listelerinde 9 numara oldu. Albümde yer alan "Jugbond Blues" parçasında Barrett'ın imzası bulunurken, albümdeki diğer parçaların besteleri diğer üyelere aitti.
1969 senesinde Barbet Schroeder'ın "More" adlı filminin soundtrack'ini hazırlayan Pink Floyd, albümde psychedelic rock tarzını devam ettirdi. Aynı zamanda albümde akustik folk parçalarına da yer veren grup, ayrıca hard rock kökenli bestelerini de albüme dahil etti. Albümün prodüksiyonunu grupça üstlenen grup üyeleri, albümle İngiltere listelerinde yine 9 numaradaydı. Aynı sene "Ummagumma" adlı 2 CD'lik derleme albümü piyasaya süren topluluk, albümün ilk CD'sinde önceki albümlerde yer alan 4 parçanın canlı performansını bulundurdu. Albümün ikinci bölümünde ise grubun her üyesinin ayrı ayrı hazırladığı kesitleri bulunduran grup, böylece bir parçayı konsept olarak hayranlarına ulaştırmış oldu. Albümle İngiltere listelerinde 5 numara olan topluluk, grubun birçok hayranına göre de kariyerindeki en psychedelic albümünü yayınlamış oldu.
1970 senesine gelindiğinde "Atom Heart Mother" adlı albümünü yayınlayan Pink Floyd, albümün açılış parçasında avant-garde besteci Ron Geesin ile biraraya geldi. Albümde yer alan diğer dört besteden üçünde Waters, Wright ve Gilmour imzası bulunurken, 12 dakikalık albümün son parçası "Alan's Psychedelic Breakfast"ı ise tüm üyeler birlikte yazdı. Özellikle bu parçada kahvaltı zamanını enstrümanlarla dile getiren grup, birçok müzik eleştirmenine göre birçok müzisyenin kolay kolay ulaşamayacağı bir noktaya geldi. Albümle İngiltere listelerinde ilk kez 1 numara olan topluluk, albüm sonrasında Amerika'ya geçerek Amerikalı hayranlarıyla buluştu.
1971 senesinde "Relics" adlı derleme albümü yayınlayan Pink Floyd, albümde grubun hit olmuş parçalarıyla birlikte b-side parçalarını bulundurdu. Aynı sene "Meddle" adlı albümünü piyasaya süren Pink Floyd, albümle İngiltere listelerinde 3 numara oldu. Albümle psychedelic tarzını daha da yoğunlaştıran grup, özellikle albümde yer alan "Echoes" parçasıyla müzikseverlerden büyük beğeni topladı. Grubun üyelerine göre Pink Floyd'un gerçek Pink Floyd olduğu ilk albüm "Relics" olduğu belirtilirken, birçok müzik eleştirmeni de grup üyelerinin en iyi performanslarından birine bu albümde imza attığında hemfikir oldu.
1972 senesinde "Obscured By Clouds" adlı albümü Barbet Schroeder'in "La Vallee" adlı Fransız filmi için hazırlayan Pink Floyd, albümün soundunda folk rock, hard rock ve psychedelic rock müziklerinden örnekler sergiledi. Albümle İngiltere listelerinde 6 numara olan grup, albümden "Free Four" adlı parçayı Amerika'da single olarak yayınladı. Bu parçayla Amerika'daki radyolarda yer alan topluluk, albümle Amerika listelerinde ilk kez ilk 50'ye girerek 46 numaraya yerleşti.
1973 senesinde "The Dark Side Of The Moon" adlı efsanevi albüme imza atan Pink Floyd, bu albümle birçok müzik kriterine göre zamanın en başarılı rock albümünü hazırladı. Albümde doğum, zaman, hırs, çatışma, gezi, delilik, hastalık ve ölüm gibi konuları işleyen grup, albümün soundunda kullandığı farklı seslerle ilgi uyandırdı. Albümün kayıtlarını müzisyen Alan Parson'ın stüdyosunda kaydeden topluluk, albümle Amerika listelerinde ilk kez zirveye yerleşirken, İngiltere listelerinde ise 2 numara oldu. Albümden "Money", "Time" ve "Us And Them" adlı parçaları single olarak yayınlayan grup, "Money" ile Amerika listelerinde 13 numaraya yerleşti. Satışlarıyla tüm dünyada 40 milyon kopya satarak zamanın en çok satan 5. albümü olan "The Dark Side Of The Moon", atmosferiyle birçok müzikseveri farklı boyutlara götürdü ve götürmeye de devam ediyor.
1973 senesinde ayrıca "The Piper At The Gates Dawn" ve "A Saurcerful Of Secrets" albümlerini biraraya getirerek "A Nice Pair" adlı derleme albümde toplayan Pink Floyd, aynı sene "Live At Pompeii" adlı ilk konser videosunu da hayranlarına ulaştırdı.
1975 senesinde "Wish You Were Here" adlı albümü piyasaya süren Pink Floyd, albümde yokluk konusunu işledi. Albümde Dick Parry saksafonuyla gruba eşlik ederken, albümde yer alan "Welcome To The Machine" ve "Have A Cigar" parçalarında grup müzik endüstrisini eleştirdi. Eski üye Syd Barrett'ın kayıtlar sırasında stüdyoyu ziyaret etmesinden oldukça etkilenen grup üyeleri, albümü Barrett'e ithafen hazırladıklarını dile getirdi. Albümle hem İngiltere hem de Amerika listelerinde zirveye yerleşen grup, özellikle albümle aynı ismi taşıyan parçasıyla birçok müzikseverden büyük beğeni topladı.
1977 senesinde "Animals" adlı albümünü hayranlarına sunan Pink Floyd, albümün ismini George Orwell'ın "Animal Farm" adlı romanından etkilenerek koydu. Albümün soundunda bayan vokalini ve saksafonu daha çok kullanarak tarzını devam ettiren grup, ne var ki albümüyle müzik eleştirmenlerinin bazıları tarafından sıkıcı ve kasvetli bulundu. Albümde yer alan "Pigs", Sheep" ve "Dogs" parçalarıyla hayvanların özelliklerini insanlara uyarlayan topluluk, böylece yine albümün sözlerinde eleştirisel bir bakış açısı sundu. Albümle İngiltere listelerinde 2 numara olan topluluk, Amerika listelerinde ise 3 numaraya yerleşti.
1979 senesinde "The Wall" adlı rock opera albümünü yayınlayan Pink Floyd, albümün prodüksiyonunda Bob Ezrin ile çalıştı. Birçok müzik kriterine ve müziksevere göre sadece bir albüm olmayan, tamamıyla bir sanat çalışması olan albüm, ismini Roger Waters'ın müzisyenlerle dinleyiciler arasında oluşan 'duvar' düşüncesinden alıyor. Grubu Amerika listelerinde 15 hafta boyunca zirvede bulunduran albüm, İngiltere listelerinde ise 3 numara oldu. Albümde Pink adlı hayali bir kahramanın inişli çıkışlı hayat hikayesini dile getiren grup, albümden "Another Brick In The Wall" ve "Run Like Hell" parçalarını single olarak yayınladı ve "Another Brick In The Wall" Amerika listelerinde 1 numara oldu.
1980 senesindeki Grammy'lerden "The Wall" ile "En İyi Kaydedilen Albüm" ödülüne layık görülen Pink Floyd, albüm sonrasında geniş kapsamlı bir turneye çıktı. İlerleyen uyuşturucu problemleri sebebiyle Richard Wright ile yollarını ayırmak zorunda kalan grup, 1981 senesinde yayınladığı "A Collection Of Great Dance Songs" derleme albümü sonrası 1982 senesinde vizyona giren "Pink Floyd: The Wall" ile bir kez daha gündeme geldi. Roger Waters'ın yazdığı senaryoya göre uyarlanan filmin yönetmenlik koltuğunda Alan Parker bulunurken, filmin başrolünde ise Bob Geldof yer aldı. Film içerisine "The Wall" albümünde yer alan hemen hemen her parçayı dahil eden topluluk, birçok müzik kriterine göre en uzun rock video klibini hazırlamış oldu.
1983 senesinde "The Final Cut" adlı albümünü hayranlarına ulaştıran Pink Floyd, albümün soundunda "The Wall" albümünden daha yumuşak bir sounda büründü. Albümle İngiltere listelerinde zirveye yerleşen albüm, Amerika listelerinde ise 6 numarada kaldı. İlk başta Roger Waters, albümü solo olarak çıkartmayı düşünürken, Gilmour ve Mason bu duruma karşı çıktı ve albüm plak şirketinin de isteğiyle grup albümü olarak piyasaya sürüldü. Albümde dünyada gerçekleşen savaşların götürüleri işlenirken, birçok müzik kriterine göre "The Final Cut" grubun en politik albümü olarak nitelendirildi. Albümün kayıtları sırasında daha "The Wall" albümü sırasında başlayan Waters ile Gilmour ve Mason arasındaki gerginlik gittikçe tırmandı ve Roger Waters 1985 senesinde gruptan ayrılma kararı aldı.
1983 senesinde yayınlanan "Works" adlı derleme albümü sonrasında bir süreliğine dinlenmeye ve solo projelerine çekilen Pink Floyd üyeleri, 1987 senesinde Richard Wright'ın da katılımıyla "A Momentary Lapse Of Reason" albümünü piyasaya sürdü. Birçok müzik eleştirmenine göre Gilmour'un önderliğinde hazırlanan albüm, belki de Gilmour'un solo albümü olmalıydı. Çünkü Mason'ın davullar üzerindeki etkisizliği kimi zaman başka stüdyo müzisyenlerini kayıda dahil ederken, Wright'ın da klavyeler üzerindeki performans düşüklüğü Jon Carin'in klavye çalmasına sebebiyet verdi. Buna rağmen Amerika ve İngiltere listelerinde 3 numara olan albüm sonrasında çıkılan turne sırasında Richard Wright resmi olarak gruba dahil oldu.
1988 senesinde "Delicate Sound Of Thunder" adlı 2 CD'lik konser albümünü yayınlayan Pink Floyd, albümde "A Momentary Lapse Of Reason" albümünde yer alan parçaların yanısıra eski albümlerden de birkaç parça bulundurdu. New York'da gerçekleştirilen beş konserden kayıtları alınan albüm, Amerika listelerinde 11 numara olmayı başardı. 1992 senesinde vizyona giren "La Carrera Panamericana" adlı film için eski parçaları enstrümantal olarak performe eden grup, aynı sene piyasaya sürdüğü "Shine On" adlı box setle tüm albümlerini birarada bulundururken, aynı zamanda setin içerisine "The Early Singles" adlı albümü de dahil ederek 1967 - 1968 dönemleri içerisinde kaydedilen ve hiçbir yerde bulunmayan parçalarını bulundurdu.
1994 senesinde "The Division Bell" adlı albümü hayranlarına ulaştıran Pink Floyd, albümün prodüksiyonunda bir kez daha Bob Ezrin ile çalıştı. Albümde atmosferik bir sound yakalayan grup, özellikle albümün son parçası "High Hopes" ile müzikseverleri kendisine hayran bıraktı. Albümde insan ilişkilerinin getirilerini işleyen topluluk, albümüyle İngiltere ve Amerika listelerinde zirveye yerleşti. Albümde Gilmour, Wright ve Mason'a Dick Parry (saksafon) , Sam Brown (geri vokal) , Tim Renwick (gitar) , Gary Wallis (perküsyon) , Guy Pratt (bas gitar) , Jon Carin (klavye) , Carol Kenyon (geri vokal) ve besteci Michael Kamen eşlik ederken, albümden "Keep Talking", "Take It Back", "High Hopes", "Lost For Words" ve "What Do You Want From Me" parçaları single olarak piyasaya sürüldü. Aynı sene "The Division Bell" albümünün turnesine çıkan topluluk, 1995 senesinde "P*U*L*S*E" adlı 2 CD'lik konser albümünü hayranlarına sundu. Albüm Amerika listelerinde zirveye yerleşirken, aynı sene konserin videosu da piyasaya sürüldü.
2000 senesinde "Is There Anybody Out There? The Wall Live 1980 - 1981" adlı 2 CD'lik konser albümüyle 1980 - 1981 dönemleri arasında kaydedilen parçalarını biraraya getiren Pink Floyd, albümle Amerika listelerinde 19 numaraya yerleşti. 2001 senesinde ise "Echoes: The Best Of Pink Floyd" adlı derleme albümü yayınlayan grup, bu albümle de Amerika ve İngiltere listelerinde 2 numara oldu.
2005 senesinde David Gilmour, Nick Mason, Rick Wright ve Roger Waters uzun zaman sonra biraraya gelerek Live 8'de sahne aldı ve dörtlü "Speak To Me/Breathe/Breathe (Reprise) ", "Money", "Wish You Were Here" ve "Comfortably Numb" parçalarını performe etti. Konser bitiminde birbirlerine sarılarak müzik tarihinin en ünlü fotoğraflarından birine imza atan grup üyeleri, belki 2007 senesinin sonuna doğru bir kez daha biraraya gelerek hayranlarıyla buluşacak.
Pink Floyd'un yanısıra grup üyelerinden David Gilmour "David Gilmour" (1978) , "About Face" (1984) ve "On An Island" (2006) albümlerine; Roger Waters "Music From The Body" (1970) , "The Pros And Cons Of Hitch Hiking" (1984) , "Radio K. A. O. S. " (1987) , "The Wall Live In Berlin" (1990) , "Amused To Death" (1992) , "In The Flesh Live" (2000) , "Flickering Flame: The Solo Years Vol. 1" (2002) ve "Ça Ira" (2005) albümlerine; Nick Mason "Fictious Sports" (1981) ve "Profiles" (1985) albümlerine; ve Richard Wright "Wet Dream" (1978) ve "Broken China" (1996) albümlerine imza attı. Grubun ilk üyelerinden Syd Barrett ise 2006 senesinde hayata gözlerini yummadan önce "The Madcap Laughs" (1970) ve "Barrett" (1970) albümlerini yayınlamıştı.
Dünyanın gelmiş geçmiş en önemli gruplarından biri olarak kabul edilen ve birçok insana müziğiyle, felsefesiyle ve sanata yaklaşamıyla önderlik etmiş olan Pink Floyd, umarız biz müzikseverleri yine müziğe boğar.
|