Çerkez Ethem Kimdir ?

Kim Kimdir A B
C D E F G
H I J K L
M N O P Q
R S T U V
W Y X Z <

  Çerkez Ethem Biyografi


Çerkez Ethem (doğum. 1885, Bandırma - ö. 1948, Amman) Kurtuluş Savaşı'nda Kuvayı Milliye döneminin önde gelen insanlarından biridir.

1885 yılında Bandırma'da dünyaya geldi. Bandırma'nın bir köyü olan Emreköy'e yerleşmiş Şapsığ Çerkes boyundan, Ali Bey'in beş oğlunun en küçüğüydü. Ağabeyleri, İlyas ve Nuri beyler, Rum eşkıyalarıyla çarpışırken ölmüşler, Reşet ve Tevfik beyler de 1901 ve 1902 yıllarında Harbiye'yi bitirerek subay çıkmışlardı. Reşit Bey çeşitli cephelerde çarpıştı. 1919'da Meclisi Mebusan'a Saruhan (şimdiki Manisa) Milletvekili olarak katıldı. Oradan Birinci TBMM'ye geçti.

Çerkez Ethem, evden kaçarak Bakırköy Süvari Küçük Zabit Mektebi'ne girdi. Balkan Savaşı'nda Bulgar cephesinde yaralandı. Kıdem zammı ve madalya aldı. I. Dünya Savaşı'nda Eşref Kuşçubaşının yönettiği Teşkilatı Mahsusa ile birlikte İran, Afganistan ve Irak'a yapılan akınlara katıldı. Yaralanarak savaş sonunda köyüne çekildi. Önceleri dağları mesken edinip haraç topladıysa da, 1919-1920 tarihleri arasında bir yıl süre ile Anadolu'da tek önemli vurucu güç olan Kuvayı Seyyare'yi kurdu ve yönetti. Düzenli ordu kurulana dek TBMM'ye karşı girişilen ayaklanmaları bastırdı, ancak Atatürk tarafından kurulan düzenli orduda sıradan bir komutan olmayı reddetti, Batı ordusunun kuşatmasına tepki olarak TBMM'ye çektiği ağır ifadelerle dolu telgraf sonrası vatan haini ilan edilince, kendisine bağlı kuvvetlerdeki yaklaşık 400 adamıyla birlikte Yunanistan'a geçti.

Ethem Atatürk'ün yüksek konuğu

Ankara'da Ethem başta Mustafa Kemal olmak üzere iltifatlarla karşılanır. Çerkez Ethem'in Ankara'ya gelişini Halide Edip Adıvar şöyle anlatır: "Ethem Ankara'ya silahlı kuvvetleriyle girdiği zaman sokaklar doldurulmuştu. Adamları arasında kadınlar da vardı. Ethem büyük şevkle karşılandı. Mustafa Kemal paşa otomobilini ona verdi. Bu Ankara'da bulunan tek otomobildi. Ethem TBMM'e geldiği zaman coşkunlukla karşılandı. " (Dağa Çıkan Kurt)

Çerkez Ethem Ankara'da Mustafa Kemal Paşa'nın özel konuğudur. Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Çerkez Ethem'i ziyarete gelirler. Sohbet konusu mevcut durum ve Yozgat isyanıdır. Bu toplantıda Çerkez Ethem ile İsmet İnönü ilk kez yüzyüze gelmektedirler. Konuyu İsmet İnönü açar. Bizim Yozgat dolaylarındaki ayaklanışı ne yazık ki kökünden söndürecek bir gücümüz kalmamıştır. Bu gerçeği acı da olsa aramızda açığa vurmalıyız. (H. İzzettin Dnoma, Kutsal İsyan c. 7 sayfa 219)

Ankara'da gerçekleşen bu toplantı ve tartışmaya ilişkin olarak Çerkez Ethem hatıralarında oldukça ayrıntılı bilgi verir: "İsmet Bey: İstirahate olan ihtiyacınıza rağmen ziyaretçiler üşüşmeden mevcut önemli sorunlar hakkında lütfen görüşmelere başlayalım. Bilhassa malum olan şu isyan meselesi hakkında yolumuzu ve kararımızı tespit edelim ki, istiharati kalp ve sukuneti fikirle hem istiharatinizin teminine ve hem de diğer musahafemize sıra gelsin. (. . . . ) Son istirhamımız üzerine, Eskişehirden cepheye sevkiyatınızın geri bıraktırılmasına dair emir vermeyi herhalde unutmamışsınızdır. "

Çerkez Ethem: Evet, cepheye olan asker sevkiyatımız zaten genel değil. Yozgat cihetine ilişkin düşüncenizi dikkate alarak kuvvetlerimin çoğunu Eskişehir'de tutuyorum.

Zaten Ankara'yı ziyaret maksadım da daha çok benim önemsiz gördüğüm ve sizin pek çok önem verdiğiniz Yozgat cihetindeki isyanın derecesini hakkıyla anlamak, sonra Yunan cephesine dair tehlike arzeden şüphelerimle mukayase ederek ona göre çok önemlisini tercih ederek, yahut mümkün mertebe her iki ciheti de ihmal etmeyerek hatasızca bir karar vermemiz içindir.

Fevzi Paşa: Biz hiç ihtimal vermeyiz ki, Yunan ordusunun ciddi bir taarruzu karşısında bulunmuş olalım. Eğer Yunanlıların öyle bir niyeti ve yeteneği olsaydı, bu taarruzu 3 aydır devam eden iç ihtilallerimizin şiddetli geçen safhaları sırasında yapmaları lazım gelirdi.

İsmet Bey: Bununla beraber biz cepheleri de ihmal etmek taraftarı değiliz. Asıl gaye ve amacımız vatanı düşman ayağından temizlemektir. Yunan ordusu en tehlikelisidir. Bu böyle olmakla beraber, iç sorunlar da çok önemli bir esas teşkil eder. Bizim Yozgat ve civarındaki isyanı kökünden söndürmeye maalesef bir kuvvetimiz kalmamıştır.

Düzenli ordunun kuruluşu döneminde, kayıt altına girmek istemeyerek hükümete başkaldırdıktan sonra, 1921 Ocak ayı ortalarında kuvvetlerini dağıttı ve Şubat sonunda Yunanlılara sığındı. İzmir'e, oradan da Atina'ya gönderildi. Ankara İstiklal Mahkemesi'nin, ağabeyleri ve yakın adamlarıyla birlikte, Ethem Bey'in de gıyabında verdiği 9 Mayıs 1921 tarihli ve 573 sayılı karar ile "Müsellahan takibi hükümet cürmünü irtikap ederek", düşman tarafına firarından dolayı idama mahkum oldu. Türkiye'den ayrıldıktan sonra, önce Berlin'e gitti. Daha sonra, bir süre Kahire'de yaşadı ve son yıllarını Ürdün ve Lübnan'da geçirdi. 1948 yılında öldü.

Teşkilat-i Mahsusa İle İlk Bağlantı

Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcında büyük ağabeyi Reşit Bey aracılığıyla Teşkilat-ı Mahsusa ile ilişki kurar. Teskilat-ı Mahsusa ile ilişkili olduğu dönemde Ruslara, Ingilizlere çesitli yörelerde faaliyetler yürüttüğü bilinir. Ancak fazlaca bir detay yoktur. En somut bilgi Teşkilat-ı Mahsusa içinde yer aldığı dönemde Irak seferinde yaralandığı ve yaralı olarak Bandırma'daki baba evine döndüğüdür.

Çerkez Ethem'in kendisi de anılarında bu döneme ilişkin pek bir şey söylememektedir. Çerkez Ethem iyileştikten sonra Ege Bölgesi'nin sosyo-ekonomik yapısının bir sonucu olan ve ezilen yoksul kesimin toplumsal muhalefetinin aldigi bir biçim olan efeliğe ilgi duymaya başlar. Yerel otoritenin ve jandarmanın zulmüne karsi yoksul köylülerin taleplerini sahiplenir.

Teşkilatın Emrinde Kurtuluş Mücadelesi

30 Ekim 1918 tarihinde Osmanli açisindan son derece agir bir yenilginin kagit üzerinde resmilestirilmesi olan Mondros Anlasmasi Ahmet Izzet Pasa Hükümeti tarafindan imzalanir. Anlasmayla birlikte yenilmis Osmanli ordusu büyük ölçüde silahsizlandirilarak tasfiye edilmisti. Istanbul Ingiliz emperyalistleri tarafindan fiilen isgal altina Alinmisti. Ayrica emperyalist güçler Yunanlilarin Bati Anadolu Bölgesi'nde nereleri isgal edeceklerini içeren haritalar çizmisler, Yunanlilar da isgal hazirliklarina baslamislardi. Fransizlar ve Italyanlar isgal hazirliginda idi. Tüm bu gelismeler karsisinda Istanbul hükümeti sessiz kaliyor, emperyalist güçlerin ardi arkasi kesilmeyen isteklerine, dayatmalarina boyun egmekten baska çikar yol bulamiyordu. Gelismeler karsisindaki tepki, Anadolu'da halktan ve halkin tepkilerini sahiplenen efelerden gelen tepkilerden ibaretti. (Ege'de Ethem, Demirci Efe, Yörük Ali, Çukurova'da ise Salih Bey'in faaliyetleri örnek olarak verilebilir. )

Emperyalist isgal sürecinin baslangicindaki tablo bu idi. 15 Mayis 1919'da Yunanlilar Izmir'e asker çikartmislar ve hizla Ege Bölgesi'ni isgal etmeye yönelmislerdi.

Çerkez Ethem Kurtulus Savasi'na katilimini hatiralarinda söyle aktariyor:

"Umumi Harbin neticesi olarak en agir sartlarda Mondros Mütarekesi kabul ettirilmesine ragmen galip devletler mütareke hükümlerini bozmaya baslayinca, Izmir'de tesekkül eden gizli cemiyetin karari ile ben ilk isyan bayragini tam 2,5 yil önce asmistim. "

Çerkez Ethem bu sözleri 1921 yilini ilk ayinda söyledigine gere 2,5 yil önce derken kastettigi yil 1918 yilinin 2. yarisi olmasi gerekiyor. Çerkez Ethem'in anlattigi seyler içerisinde irdelenmesi gereken bir baska konu da sözünü ettigi gizli örgüt konusudur. Bu örgütün Teskilat-i Mahsusa olmasi büyük olasiliktir.

Tartışmali Fidye Olayı

Çerkes Ethem'le ilgili çalismalarda farkli yorumlara ve tartismalara neden olan bir fidye olayi vardir. Çerkez Ethem 12 Subat 1919 tarihinde Ittihatçi oldugu söylenen Izmir Valisi Rahmi Bey'in oglunu kaçirir ve 50 bin lira fidye Alir. Önce bu konuda yapilan degerlendirmeleri aktaralim.

Dogan Avcioglu: "Çerkezler ile Müslümanlarin en içten koruyucusu olan Büyük Britanya'ya manevi baglilik ve saygi duygularini göstermeyi basaramayan Ethem Bey, Ingilizlerin tutukladiklari valinin oglunu kaçirarak Ingilizlere saygi göstermektedir. (Milli Kurtulus Tarih C. 2 Sayfa. 576) Izmir'de karaya çikan Yunan askerlerine ilk kursunu sikmakla ünlenen gazeteci Hasan Tahsin ise olaya iliskin olarak "Çerkez Ethem Bey ve arkadaslari Rahmi'nin Ittihak ve Terakki ugruna kullanacagi bu altin bombayi elinden alarak kansiz ve arizasiz bir biçimde su zavalli vatanin selametle ilerlemesine güçleri ölçüsünde hizmeti düsünmüsler. (Dogan Avcioglu Milli Kurtulus Tarihi, c. 2, sayfa 579) Çerkez Ethem Olayi isimli kitapta Cemal Sener de, Çerkez Ethem'in kaçirma olayini, Demirci Efe'nin Dervis Aga isminde bir kisinin oglunu kaçirmasina özenerek kisisel nedenlerle gerçeklestirmis olabilecegini öne sürüyor. (Ayni kitapta) Çerkez Ethem'in o siralar Ittihatçi düsmani kesilmis oldugunu bu olayin da bundan kaynaklanmis olabilecegini belirtmektedir. Bu son derece subjektif bir degerlendirmedir.

Çerkez Ethem'in kendisi ise konuya iliskin su açiklamayi yapiyor:

"Seyyah haldeki kuvvetlerimin iaselerini kendi yöntemlerimle temin ederdim. Bir yerde kaldigimiz zamanlarda Izmir'in Yunanlilar tarafindan isgalinden önce Müdafa-i Hukuk ve isgalden sonra reddi ilhak ve daha sonralari Müdafa-i Milliye Cemiyetleri vasitasiyla askerlerimi beslerdim. Maaslarini da bu cemiyetler vasitasiyla verirdim. Isgalden önce Yunan tehlikesi belirdigi zaman Izmir Valisi Rahmi Bey'den 50 bin Lira isyanlari bastirma sirasinda Adapazari tüccarlarindan Arapzade bilmem kimden, bir de Karacabey esrafindan birisinden 5 bin Lira almistim. Cephaneleri tesvik etmek kuvvetlerimi tutmak, itilaf devletlerinin isgalindeki Afyon ve Kütahya mühimmat depolarindan gizlice cephane alabilmek için bana para lazim. " (Ç. Ethem Anilari Berfin Yayinlari, sayfa 8) Rahmi Bey'in oglunun kaçirilip fidye Alinmasi olayinin dogrulugu ve yanlisligi bir kenara kabul edilmesi gereken gerçek, Ethem'in henüz Yunan askeri Izmir'e çikmadan önce birtakim hareketlilik ve faaliyetlilik içinde oldugudur. Ethem anilarinda "Yunan tehlikesi belirdigi zaman" diyerek olayi hangi amaçla gerçeklestirdigini açiklamaktadir. Avcioglu'nun eylemin Ingilizlere saygi gösterisi için yapilmis oldugu seklindeki degerlendirmesinin tutarli bir yani yoktur. Çerkez Ethem o siralar kendi ifadesi ile Yunan tehlikesine karsi isyan bayragi açmis durumdadir. Yunan tehlikesinin ardindaki gücün Ingilizler oldugu çiplak olarak ortada dururken Çerkez Ethem'in savasmayi planladigi yüzün arkasindaki yüze saygi gösterisinde bulunabilecegini düsünmek büyük bir subjektifliktir.

Ethem'in babasi Ali Bey'in ekonomik durumunun iyi bir düzeyde oldugu baska kaynaklarca da dogrulanmaktadir. Çerkez Ethem'in kisisel nedenlerle gerçeklestirmesi için bir sebep yoktur. O dönemlerde Çerkez Ethem'in hizli bir Ittihatçi düsmani oldugu da tartisma götürür bir konudur. Çerkez Ethem'in kendisi böyle bir gelismeden hiç söz etmemektedir. Daha sonraki süreçteki iliskiler iddia edildigi gibi hizli bir düsmanlik degerlendirmesini dogrulamamaktadir.

Çerkez Ethem'in Anadolu'ya Geçişi

Yunanlilarin Izmir'e asker çikarttigi yerel ve giderek Ege Bölgesinde irili ufakli çatismalarin ve direnislerin yasandigi günlerde M. Kemal ve daha sonra Ankara ekibini olusturacak olan kimselerin büyük çogunlugu Istanbul'daki hükümet degisiklikleri ile kah sarayla, kah Ingilizlerle pazarlik içerisinde kendilerine çikis yollari aramakla mesguldü.

Isgalin ve direnislerin yayginlasmasi üzerine bir kismi parça parça Anadolu'ya geçmeye baslamislardir. Parça parça Anadolu'ya geçenlerden biri Çerkez Ethem'in Teskilat-i Mahsusa günlerinden tanidigi Rauf Orbay'dir. Rauf Orbay, Çerkez Ethem'e Salihli civarinda isgalin önünde barikat görevi görecek bir cephe olusturma görevi verir. Izmir Valisi Rahmi Bey'in oglunu kaçirip 50 bin Lira fidye isteyen Çerkez Ethem'i Ingilizlere saygi göstermekle suçlayan Dogan Avcioglu adeta kendini yadsima pahasina Çerkez Ethem'in Salihli cephesini olusturmasini söyle aktariyor:

Ethem 8 arkadasiyla Salihli'ye gelir. Orada çetecilikle yetismis Dramalilardan bazilari ile birlesir. Balikesir, Gönen, Kirmasti, Bandirma ve Bursa'da sözünü geçirdigi Çerkezlere haber gönderip çagirir. Ve kuvvetlerine katar. Ittihatçi diye Istanbul hükümetince pesine düsüldügünden Akhisar bölgesinde dolasan Serenli Parti Pehlivan da Ethem'in hizmetine girer. Böylece güçlenen Ethem kuvvetini arttirmak çabasindadir. (Dogan Avcioglu Milli Kurtulus tarihi, c. 3, sayfa 1117) Ethem'in de kabul ederek ve oluk oluk kan akitarak olusturdugu Salihli cephesi o siralar Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongreleriyle ugrasan M. Kemal ekibinin ciddi bir nefes almasini saglar. Çünkü Salihli cephesi ile birlikte her geçen gün biraz daha genisleyen isgal cephesinin önüne önemli bir set çekilmistir.

Salihli cephesinin olusumunun bir baska yönüde cepheyi olusturan Çerkez Ethem'in sonralari Ankara ekibini olusturacak olan M. Kemal ve arkadaslariyla da resmi birlikteliginin baslangici olmasidir. Anadolu' da baslayan direnişler Merkezi bir önderlikten yoksundur. Mustafa Kemal Pasa kendisini tek otorite haline getirecek bir stratejiyle ise koyulur. Amasya Tamimi, Erzurum, Sivas Kongreleri Ege'de isgalcilere karsi çetelerin, efelerin olusturdugu barikatlar sayesinde Ankara'da merkezi bir olusum ortaya çikarmayi basarir. Ne var ki olusturulan bu merkezciligin en küçük bir askeri gücü yoktur. Bütünüyle masa basi bir olusum halindedir. Bunun farkinda ve bilincinde olan M. Kemal Pasa bu önemli açigi ustaca kapatacak ya da handikap olmaktan çikaracak yolu da bulmakta gecikmez. Anadolu'nun çesitli yörelerinde isgale karsi direnis yürütmekte olan yerel güçlerin iletisim ve haberlesmesini Ankara üstlenir. Ankara'nin bu iletisimi üstlenmesiyle birlikte bütün bilgiler, gelismeler Ankara'da birlesmeye baslar. Bilgileri gelismeleri kendisinde merkezilestiren Ankara yavas yavas kendisini mücadelenin direnisin merkezi olarak lanse etmeye basladi.

Mustafa Kemal Pasa Erzurum ve Sivas Kongreleriyle siyasi bir otoritenin Ankara'da olusumu faaliyetlerini yürütürken Anadolu'nun agirlikla Ege Bölgesi olmak üzere çesitli yörelerinde Kuvay-i Milliye adi altinda yerel direnisler kendiliginden giderek güçleniyordu. Bu gelisim isgalci emperyalistleri, Istanbul hükümetini ürkütmüs olacak ki birbiri ardina iç isyanlar patlak vermeye basladi. Bunlarin en önemlilerini inceleyelim.

Anzavur Ahmet İsyanı

"Salihli komutani Ethem Beyefendiye (10 Mart 1920) Biga civarinda kuvvetlerimizi bozmayi basaran Anzavur melunu birkaç gün önce Gönen üzerine ilerleyerek Kaymakam Rahmi Bey alayini yenmis. . . Esir ettigi subaylari ve askerleri halife adina yemin ettiriyor. Sonra serbest birakiyor. Böylelikle zihinleri karistiriyor. Ve Kuvayi Milliye aleyhine tahrik ediyor. Durumu tehlikeli gören kolordu komutanlarimiz Yusuf Izzet Pasa Bandirmadan çekilmis Anzavur ise Bandirma'ya girmistir. . . Asilerin Balikesir'i ellerine geçirmeleri Yunanlilarla iliski kurmalarina olanak saglayacaktir ki, bunun ne kadar vahim bir sonuç doguracagini tahmin edebilirsiniz. . . Bu yüzden bizzat ve herhalde kafi bir kuvvetle ve süratle Balikesir'e hareket ediniz. 28. Tümen Komutani Albay Kazim Bey. (Çerkez Ethem Hatiralarim Berfin Yayinlari sayfa 19-20) Kuvayi Seyyare komutani Çerkez Ethem bu telgrafi aldiktan iki gün sonra Balikesir'e ulasir. 9-10 saat süren bir yogun çatisma sürecinden sonra Anzavur Ahmet'in kuvvetleri büyük bir bozguna ugrar. Anzavur kuvvetlerinin dagitilmasindan sonra kisa bir süre sonra Genel Kurmay Baskani Ismet Inönü ile Çerkez Ethem arasinda su telgraf konusmasi geçer:

"Inönü: Merhaba Ethem Bey! Nasilsiniz iyisiniz insallah. Gazaniz mübarek olsun. Ethem: Merhaba Efendim. Tesekkür ederim. Ben iyiyim. Siz nasilsiniz? Inönü: Genel durumumuz iyi degil. Mustafa Kemal Pasa ve Resit Bey yanimdalar. Makine basindayiz. Size genel durumu izah ederken bazi aci haberlerde verecegim. Ethem: Söyleyiniz efemdim. Aci da olsa gerçegi bilmek daha iyidir. Ismet Bey: Sizinle su görüsmeyi temin edebilmek için çok zorluga ugradik. Bazi yerlerde simendifer tellerinden yararlandik. Birçok yerde itibarimiz yoktur. Merkezde ise kuvvetimiz kalmadi. . . Bulundugunuz yerde ikinci derecedeki isleri tümen komutani Kazim Bey'e birakarak Geyve Bogazi'nda Ali Fuat Pasa'nin yardimina kosmanizi rica ederiz. Ethem: Yarin Geyve'ye hareket edecegim.

Çerkes dedigi gibi yapar. Geyve'ye ulasir ulasmaz hemen bir taarruz plani yapar. Çerkez Ethem'in kuvvetleri ile Istanbul hükümetinin gücü olan Kuvva-yı Inzibatiye Kuvvetleri arasinda Geyve Bogazi'nin gerisinde siddetli bir çatisma yasanir. Kuvay-i Seyyare büyük bir basari kazanir.

Düzce İsyanı

Çerkez Ethem kuvvetlerinin büyük bir kismi ile birlikte Adapazari muhitinde bulunurken Düzce yöresinde Istanbul hükümeti yanlisi yeni bir ayaklanma belirir. Çerkez aninda isyan büyümeden müdahalede bulunabilmek için Hendek üzerinden Düzce'ye hareket eder. Çerkez Ethem kuvvetlerinin bu ani müdahalesi ile duruma kisa sürede hakim olunur. Çerkez Ethem biran önce Yunan cephesine dönmek istemektedir. Tam bu esnada Ankara'dan Ali Fuat Pasa araciligiyla Çerkez Ethem'e bir telgraf gelir. Telgrafta Çapanogullarinin ayakladiklari bu yüzden acilen Yozgat'a gitmesi istenmektedir. Çerkes Ethem ise bir an önce Yunan isgalinin devam ettigi Bati Cephesine dönmeyi arzulamaktadir. Telgrafi Ethem'in agabeyi Resit'in Adapazari'na gelmesi izler. Resit Bey de kardesi Çerkez Ethem'in Yozgat'a gitmesinde israr etmektedir. Çerkes Ethem'in bati cephesinden aldigi haberler, Yunanlilarin isgali yayma hazirliklarini yogunlastirdiklari yönünde idi. Buna ragmen Çerkez Ethem Ankara'nin ve agabeyi Resit Beyin israrlarina dayanamaz. Birliklerinin bir kismini Yunan saldirisini karsilamak üzere Salihli'ye gönderirken kendi de Ankara'ya geçer. Ethem Atatürk'ün yüksek konugu Ankara'da Ethem basta Mustafa Kemal olmak üzere iltifatlarla karsilanir. Çerkes Ethem'in Ankara'ya gelisini Halide Edip Adivar söyle anlatir:

"Ethem Ankara'ya silahli kuvvetleriyle girdigi zaman sokaklar doldurulmustu. Adamlari arasinda kadinlar da vardi. Ethem büyük sevkle karsilandi. Mustafa Kemal pasa otomobilini ona verdi. Bu Ankara'da bulunan tek otomobildi. Ethem TBMM'e geldigi zaman coskunlukla karsilandi. " (Daga Çikan Kurt) Çerkes Ethem Ankara'da Mustafa Kemal Pasa'nin özel konugudur. Fevzi Çakmak ve Ismet Inönü Çerkez Ethem'i ziyarete gelirler. Sohbet konusu mevcut durum ve Yozgat isyanidir. Bu toplantida Çerkes Ethem ile Ismet Inönü ilk kez yüzyüze gelmektedirler. Konuyu Ismet Inönü açar. Bizim Yozgat dolaylarindaki ayaklanisi ne yazik ki kökünden söndürecek bir gücümüz kalmamistir. Bu gerçegi aci da olsa aramizda açiga vurmaliyiz. (H. Izzettin Dnoma, Kutsal Isyan c. 7 sayfa 219) Ankara'da gerçeklesen bu toplanti ve tartismaya iliskin olarak Çerkes Ethem hatiralarinda oldukça ayrintili bilgi verir:

"Ismet Bey: Istirahate olan ihtiyaciniza ragmen ziyaretçiler üsüsmeden mevcut önemli sorunlar hakkinda lütfen görü melere baslayalim. Bilhassa malum olan su isyan meselesi hakkinda yolumuzu ve kararimizi tespit edelim ki, istiharati kalp ve sukuneti fikirle hem istiharatinizin teminine ve hem de diger musahafemize sira gelsin. (. . . . ) Son istirhamimiz üzerine, Eskisehirden cepheye sevkiyatinizin geri biraktirilmasina dair emir vermeye herhalde unutmamissinizdir. "

Çerkes Ethem: Evet, cepheye olan asker sevkiyatimiz zaten genel degil. Yozgat cihetine iliskin düsüncenizi dikkate alarak kuvvetlerimin çogunu Eskisehir'de tutuyorum.

Zaten Ankara'yi ziyaretler maksadim da daha çok benim önemsiz gördügüm ve sizin pek çok önem verdiginiz Yozgat cihetindeki isyanin derecesini hakkiyla anlamak, sonra Yunan cephesine dair tehlike arzeden süphelerimle mukayase ederek ona göre çok önemlisini tercih ederek, yahut mümkün mertebe her iki ciheti de ihmal etmeyerek hatasizca bir karar vermemiz içindir.

Fevzi Paşa: Biz hiç ihtimal vermeyiz ki, Yunan ordusunun ciddi bir taarruzu karsisinda bulunmus olalim. Eger Yunanlilarin öyle bir niyeti ve yetenegi olsaydi, bu taarruzu 3 aydir devam eden iç ihtilallerimizin siddetli geçen safhalari sirasinda yapmalari lazim gelirdi.

Ismet Bey: Bununla beraber biz cepheleri de ihmal etmek taraftari degiliz. Asil gaye ve amacimiz vatani düsman ayagindan temizlemektir. Yunan ordusu en tehlikelisidir. Bu böyle olmakla beraber, iç sorunlarda çok önemli bir esas teskil eder. Bizim Yozgat ve civarindaki isyani kökünden söndürmeye maalesef bir kuvvetimiz kalmamistir.

"Beni ihanetle itham edenlere soruyorum: Ben ne zaman, hangi tarihte ve mevzide esasen müdafaa ettigim cepheden bir adim dönmüsümdür, bir tek kardes kani dökmüsümdür?



1885 Doğumlular > 1948 Yılında Ölenler > Türk Askerler > Türk Kurtuluş Savaşı >

  Benzer Biyografiler

O kimdir biyografi sitesi internet ortamındaki Çerkez Ethem ile ilgili en geniş kapsamlı biyografik bilgileri içermektedir. Çerkez Ethem kimdir, Çerkez Ethem biografi, Çerkez Ethem biyoğrafi, Çerkez Ethem resimleri, haberleri, eserleri ve daha birçok bilgi... Bu metin GNU Özgür Belgeleme Lisansı ile lisanslandırılmıştır. Çerkez Ethem adlı Vikipedi maddesinden alıntı yapmaktadır.